Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Gönül Beytullah’tır teheccüd namazlarını edâ edip, evrâd ve ezkân yapıp da yaz günlerinde -geceler kısa, iş/güç çok deyip- taatle- rimizde gevşekliğe gitmemeliyiz. Develi İlçesi’ni teşrif eden bir hocamızı Yahyalı’ya da vet edecektim. Meşgalenin çokluğundan pek kimse bu lunmaz bu mevsimde, diye düşünürken, cemaatten biri, “İş-güç olmasa daha çok iştirak olurdu.” der demez hocaefendi kızarak şu âyeti okudu. “Onlar ne bir tica- retín, ne de bir ahş-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymadığı erlerdir.” (Nûr, 24/37) Hoşumuza giden şeylerin Rabbimizden geldiğine ina nırken, nefsimize ağır gelen hususları kullardan bilmeye lim. Allah’a imanın altı şartından biri de takdire razı olup hayır ve şerrin Allah (cc)’tan olduğuna inanmaktır. “Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, artık onu O’ndan başka açacak (kaldıracak) olan kimse yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun ihsanı nı geri çevirecek kimse de yoktur.” (Yûnus, 10/107) İmtihan Dünyasında Olduğumuzu Unutmamalıyız Bu kısa hayatta her hususta imtihandayız. Sabredecek mi diye yoksullukla, şükredecek mi diye de zenginlikle denenmekteyiz. “Bir imtihan olarak sizi şerle de hayırla da deneriz.” (Enbiyâ, 21/35) İnsanın hâlet-i rûhiyesini Mevla’mız Kitâb-ı Azîm’inde şöyle haber verir: “Ona şer dokunduğu zaman sız lanır. Hayır dokunduğu zaman da cimridir.” (Meâric, 70/20-21) “İnsan, hayır istemekten usan- 11

