Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İlahi aşkın cezbesi içinde kıvranan Üstadımız nazik ve mahzun bir eda ile: "Batarsa ayağıma on tane di ken batar, onu da annem çıkarır/' diye cevaplıyorlar. Bu halden rikkate gelen Şeyh Mustafa Efendi Hazret leri dayanamayarak mübarek ellerini yüzlerine tutup: "İlâhi! Şu yavrunun aşk-ı şevkine bakın." diyerek ağlı yor ve ağlatıyorlar. Yine dedemiz Dereköy'de iken Ceyhan (Ada- na)'dan bir ziyaretçi gelir. Ziyaretçi dinlediği sohbetler de coşar, mest olur. Bu arada Ustadımız'dan da söz edilir. Öyle ki Ceyhanlı ziyaretçinin gönlünde ona kar şı bir muhabbet ve görme arzusu belirir. Üstadımız Hacı Haşan Efendi ise Ayvan denilen yerde harman işleriyle meşguldür. Ziyaretçi 6-7 gün beklediği halde görüşemez, sevgi ve muhabbeti dayanılmaz hâle varır. Artık ertesi gün memleketine dönecektir, görüşme ar zusunu dedeme acar. Dedem: "Evladım! Gerçekten arzu ediyorsan, bu arzunu hiç kesme ve kalbinde tut." der. Öbür tarafta harman işleriyle uğraşan sevgili Us- tadımızın kalbinde de müthiş bir arzu kendisini köye doğru çekmektedir. Adeta haber verilmiş, gelmesi is tenmiştir. Nihayet ertesi gün şafak vakti, saman taşıyan hayvanlarla birlikte yola revan olup, yaya olarak 4-5 saatlik bir yolculuktan sonra köye yaklaşır. Manevi ola rak uzak beldeleri seyredebilen Şeyh Mustafa Efendi (k.s.) misafirine: "Haşan geliyor, ben çıkayım da siz görüşün." diyerek, Üstadımız’ın geldiğini haber veri rler. Kapıda karşılaştıklarında Dedem: "Geldin mi evla dım?" deyince Üstadımız: "Geldim babacığım, fakat 12

