Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri---------------------------------- mal gibi bedel-i esâret olarak meydana çıkması Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in yirmi beş senelik hatıratını hatırlatmış ve mübarek gözleri yaşarmış ve ashâbına bakarak: - Bir valide hatırasını kızına bırakmak icâb etmez mi? Rey ü tensib ederseniz Zeyneb'in esirini salıveriniz, bedelini de geri çeviriniz» buyurmuşdu. Ashâb-ı kiram da bu halden pek müteessir olmuşlardı. Ashâbın cümlesi kabûl etdiklerinden gerdanlık Zeyneb’e iade olunmuşdu. Tahliye olunan Ebû'l-Âs, Mekke'ye avdet etmiş, esâretden kurtulduğunda müslüman olmamışdı. Ve Zey- neb’i de Medine’ye göndermişdi. Zengin bir tacir olan Ebû’l-Âs birkaç sene sonra Suriye’ye giderek, ticaret malları ile dönerken müslümanlartarafından yakalanmış Hakk'a sülük eden mühtediler zümresinden olmaları me'mûl-i kavidir.» (Tevbe / 18/ve diğer âyet-i celtlede: «Siz huccaca su vermeği ve Mescid-i Haram't tamir etmenizi Allah’a ve yevm-i âhirete imân edip de fi-sebilillah mücâhede eden kimsenin imanı ve mücâhedesi gibi mi kılarsınız ve ikisi müsâvi mi zannedersiniz? Eğer böyle zannediyorsanız bu zannınız fâsiddir. Zira ındallah şirk iie bera ber mescid’i tamir ve hucac'a su vermek hiçbir zamanda imânla beraber düşmanla muharebe eden kimse ile müsâvi olamaz. Çünkü Allah Teâlâ zâlimleri hidâyetde kılıp doğru yola sevk etmez.» (Tevbe/19) Abbâs hazretleri zamân-ı câhiliyyede huccâcı hurma suyu ile sulamak vazifesiyle meşgul olup zamân-ı islâmiyyetde dahî Rasûlullah -sal lallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz o vazifeyi amcası uhdesinde ibka buyurmuşdur. İbn-i Abbâs'a bir Arâbî gelip: «Amucazadeleriniz müsâfirlere bal ve süt verirlerdi. Size ne oldu ki hurma şerbeti veriyorsunuz? Yoksa muhtaç mısınız veyahut bahil misiniz?» dediğinde; ibn-i Abbâs: - Muhtaç ve bahil değiliz, lâkin Rasûlullah Ûsâme ile beraber bizim haneyi teşrifinde biz hurma şerbeti getirdik; Rasûlullah tahsin buyur du. Rasûlullah’ın tahsin buyurduğu şeyi biz tebdil edemeyiz, dediği Müslim'de mezkûrdur.

