Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kureyş Reislerinin Akıbeti / 67 olup sağında ve solunda ensârdan Benî Neccar'dan iki kişi bulunmuşdu. Abdurrahman ibn-i Avf der ki: «Böyle korkulu bir vakitde rüzgârın germ ü serdini görmemiş iki çocuk arasında kaldım» diye düşünürken bunlardan harb ve darbe daha elverişlisi ile bulunmak isterken onlardan biri beni gözü ile süzdü, yenimden çekip bana: - Ey amuca, sen Ebû Cehil’i tanır mısın? Bana gös- tersene! dedi. - Evet tanırım ey kardeşimin oğlu, Ebû Cehil’i ne yapacaksın? dedikde o: - Bana haber verildiğine göre Ebû Cehil, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e sebb edermiş. Hayatım irade ve kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, onu bir görürsem, artık benimle ondan eceli yakın olan ölün ceye kadar, şahsım onun şahsından ayrılmayacakdır. Allah ile ahd etdim, Ebû Cehil’i gördüğüm gibi üzerine hamle edip ya onu öldüreceğim veyahud bu uğurda öleceğim» dedi. Bir gencin heyecan halinde böyle söylediği kat’î şu söze doğrusu teaccüb ve hayret etdim. Bu iki gençden öbürü de beni gözden geçirerek diğerinin söylediği gibi söyledi. Bu sırada gözlerim hiçbir tarafa takılmadan ben Ebû Cehil’i görmüşdüm. O, Kureyş askeri içinde hiç durma dan ileri geri dönüp duruyordu. Ben:

