Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
MUKADDİME edr-i münîr-i nübüvvet, fahr-i risâlet Muham med Mustafa -sallallahu teâiâ aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri, Mekke’de onüçsene süren sanâdîd-i Kureyş’in her türlü ezâ, tazyik ve işkenceleri üzerine, evvelâ ashâbmın peyder-pey hicretine müsâde buyurdular ve bilâhere izn-i İlâhî ile, Sıddıyk-ı Ekber-radıyallahu teâlâ anhîe - birlikde Medine-i Münevvere'ye hicret buyur dular. Müslümanlar Medine’ye hicret etdikten sonra zulüm den kurtularak hürriyete kavuşdular. Fakat Kureyşliler müslümanların, dinleri uğrunda yurdlarını, mallarını feda ederek hicret etmeleriyle peşini bırakmak istemediler. Çünki müslümanlık, doğru yoldan sapmışlara ve yolunu şaşırmışlara, zulmetde kalmışlara yol gösteriyor; bütün nurunu, hidâyetini açıyor ve risâletini açık mucizelerle tavzih ediyordu. Bunun mukabilinde sanadîd-i Kureyş’in hırs, men faat, şekâvet gibi menfur hisleri yanısıra zehirli okları ve kılınçlarıyla da karşılaşıyordu.

