Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Peygamber'in Duası / 61 Sürâka müslüman olunca aralarında şeytan işi olduğunu söyleşirler imiş.23 .«- Müslümanların en faziletli sîmâları sayarız» buyurdu. Yahud buna benzer bir söz söyledi. Cebrail de: «- Biz de meleklerden Bedir'de hazır bulunanları böylece meleklerin hayırlısı addederiz» dedi. ibn-i Abbâs -radıyallahu anhüma-'dan: rivâyete göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Bedir günü: «Ey Ebû Bekir! işte bu Cibril'dir. Allah tarafından sana yardımcı geldi. Atının başını ve gemini tutmuş, harb silahı ve zırhı üzerinde hücuma müheyyâ bir halde» buyurmuşdur. 23. u?âl ¿r! fj^1 (^ ^ ^ ^J (443^1 ilki« (4 ¿ü ^ ^¿Ji 4- ^3 4~ş£ ı^^ ı/1^ otijJl ohjj LLU ^ jb>- ^İJ uiijı JuJui iiıij itli ıjlii ¿jj ujy 'S u ¡¿^\ ¿i[ «Zikredin o zamanı ki o zamanda şeytan amellerini kafirlere tezyin et- di. Ve «Size gâlib olacak bugün nasdan kimse yokdur ve elbette ben size yardımcıyım» dedi. Vakta ki İslâm ve kâfir askerleri birbirini görüp muhârbeye tutuşacağı zaman-Şeytan arkasını döndü ve dedi ki: Ben size refik olmam, zira sizden ve amelinizden beriyim ve ben sizin gör mediğiniz şeyleri göryorum, binâenaleyh teşrik-i mesâi edemem. Çünkü ben Allah'dan korkarım, tahkika Allah'ın azabı şiddetlidir.» {Enfâl / 48) âyeti Bedir harbinde kâfirlerin nasıl bozguna uğradıklarını anlatıyor. (Tef sirine bakınız) Evvelce Medine ahalîsinin hayvanlarını sürüp götüren Kürz ibn-i Câ- bir el-Rhıî'nin bulunduğu bâdiyede oturan Urbân-ı Kureyş'in (Kureyş / arablarının) da gelip Kureyş-i Mekke'ye yardım edecekleri de işidilmişdi. Halbuki Kureyş ordusunun kuvveti zâten ehl-i İslâm'a nisbetle kat kat ziyade olduğu halde bîr de Urban gûrûhu da gelip onlara katılacak olursa kuvvetleri daha ziyâde artar diye ehl-i Islâm endîşeye dûçâr olmuş idi. Onun üzerine 1araf-ı Bârî'den meleklerle ehl-i İslâm’a imdâd olunacağı tebşir buyuruldu. Her ne kadar Kürz ibn-i Câbirde Mekke Kureyş’ine yardım etmek niyye- tinde bulunmuş ise de Kureyş ordusunun pek perişan bir halde bozuldu ğunu haber alınca sarf-ı nazar etmişdir. u O sırada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri bir avuç ufak taş alıp: Sj>j)l çJÜ «Yüzleri kabih ve kara olsun» diyerek düşmanların üzerine atdı.

