Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri---------------------------------- akrânı idi. Ve bunların cümlesi de Arab’ın en ileri gelen şecîlerinden idi. Hususiyle Hazret-i Hamza -radıyallahu anh-Allah u Zülcelâl’in bir mehâbetli arslanı idi. Hazret-i Ali -radıyallahu anh- de gerçi henüz böyle büyük vakalarda bulunmamışdı lâkin onun dahî bir arslan yavrusu olduğu simâsından belli idi. Hazret-i Hamza, Ubeyde, Ali -rıdvanullahu teâlâ aleyhim ecmeıyn- üçü de meydan-ı mübârezeye çıkdı. Yüzleri kapalı olduğundan Utbe âdet üzre bunların isimle rini sordu, sonra onlar da isim ve şöhretlerini söylediler. Utbe, Şeybe, Velid dahi: «Tamam... Küfüv ve akrân-ı kirâmımızsınız! Buyurunuz!» dediler, cümlesi sell-i seyf etdiler. Eşrâf-ı Kureyş’den bahadırlıklarıyla meşhur olan bu altı büyük zatın mübâreze meydanına çıkmaları o vaktin hük münce fevkalâde hayretle temâşâya şayan bir vak'a idi. İşte tarafeyn ise cenge hazırlanmış, kiminin eli kılınanın kabzasında, kiminin ok ve yayı elinde olduğu halde bu bahadırların mukâtelesine göz dikip temaşaya durdular. Hazret-i Ubeyde ile Utbe yekdiğerine bir-iki hamle eyledi ve iki ihtiyar birbirini yaraladı ise de birisi diğerinin işini bitiremedi. Hazret-i Hamza -radıyallahu anh- ve Hazret-i Ali - radıyallahu anh-, basımlarını bir hamle ile Öldürdüler. Ve

