Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kureyş'in Bedir'e Gelişi / 41 düz bir yerde gölgelenmek üzere hurma dallarından bir hayme, bir gölgelik yapıldı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri yâr-i gârı Ebû Bekir Sıddıyk-radıyallahu anh- hazretleriyle birlikde o haymede oturdular. Sa'd ibn-i Muâz -radıyallahu anh- de kılıncınt takınıp ensârdan bir müfreze ile yalın kılınç nöbet beklediler. Buhari’de: Efendİmiz’in küçük bir çadır içinde duâ ve niyâz buyurduğu rivayet olunuyor. Bu çadır niyâz ve ibâdete mahsus olsa gerekdir, Allahu a’lem. Kureyş’in Bedir’e Gelişi Kureyş ordusu da bilâhare meydana çıkıp göründü. Gürûh-i müşrikîn, demir zırhlar, miğferlerle mücehhez gök demire müstağrak olduğu halde ileri yürüdüler. Bunların mikdarı bin nefer kadar olup içlerinde yüz atlı var idi. Adedce ehl-i İslâm'dan üç misli ziyâde oldukları halde, esbâb ve eslihaca da kuvvetleri kat kat ziyâde idi. Üç bayrakdarları olup, birini Ebû UzeyrZürare bin Umeyr, diğerini Nadr ibn-i Hâris ve diğerini de Talha bin Talha çeki yordu. Meydân-ı harbe geldiler; mevki tutup saf oldular. Ehl-i İslâm da onlara karşı saf olup durdu. Lâkin ne kadar garib temâşa idi ki: Ebû Uzeyr ibn-i Umeyr, Kureyş ordusunun birinci bayrakdarı ve biraderi Mus’ab ibn-i Umeyr -radıyallahu anh- hazretleri de muhacirînin sancakdarı idi.

