Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Savaş Hakkında İstişare / 35 Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendi miz hazretleri, ashâbının muhâlefet cevabından hâtır-ı âlîleri kırıldı, bu temâyülden müteessir oldu. Bunun üzerine Ebû Bekir ve Ömer-radıyallahu anhü- ma - müteâkiben ayağa kalkarak muhâcirler nâmına; Kureyş ordusuna karşı gidilmesi lehinde hâtır-ı Nebevi’yi tatyib edecek sözler söylediler. Sonra Mikdad ibn-i Esved ki ilk müslümanlardandır, meydana çıkıp söz alarak: «Yâ Rasûlallah! Allah’ın emri ne ise biz itaat eyleriz. Her halde seninle beraberiz. Vallahi arâzi-i ma’murenin en nihayetine kadar gitseniz sizinle beraber gideriz!» dedi. ■ Buhari’de Abdullah ibn-i Mes’ud -radıyallahu anh-’den rivâyeten tafsilat şöyledir: Abdullah ibn-i Mes’ud der ki: «- Ben Mikdad ibn-i Esved’in ağzından gayet kes kin bir söz duydum ki, o söz sahibi olmak bana ve ona kıyas olunabilen her kıymetli sözden daha çok kıymetlidir. Mikdad, müşrikler üzerine ashâbı harekete davetle, teşvik maksadıyla Nebî -sallallahu teâlâ aleyhi ve sel- lem-’in huzuruna gelerek: - Yâ Rasûlallah! Biz (Muhammed ümmetleri) Músa kavminin Mûsa Peygamber’e: «Haydi sen ve Rabbin düşmana karşı gidip muharebe ediniz de biz burada duralım!» dedikleri gibi diyemeyiz. Lâkin biz senin sağında, solunda, önünde ve arkanda düşmanla çarpışırız!» dedi.

