Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
26 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri Mecmû-ı Asâkir-i İslâmiyye 305 kişi olup 64’ü muhâcirînden ve bâkîsi de ensârdan idi. Bu sayı mezun olanlarla, 313 kişiye baliğ oluyordu.9 9. Buhârî’de Berâ bin Âzib -radıyallahu anh-den rivâyet edilmişdir ki: Hazret-i Muhammed -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Ashâb'ından Bedir'de bulunanların sayısı; Tâlût'un Ürdün Nehri'ni kendisiyle beraber geçen Ashabının sayısı, (üçyüz on) kadardır. Peygamberimiz, »Sizin ade diniz Tâlût askerinin adedine muvâfıkdır» buyurmuşdur. Berâ, devamla: «Vallahi Tâlût ile beraber nehri yalnız mü'min olan geçdi» demişdir. Tâlût: İbrahim -aleyhisselâm-'ın neslindendir. Bakara Suresi'nde zikredilen bu kıssanın tarihi hulâsası: Bir saka olan Tâlût bir aralık merkebini yitirir. Aramağa çıkar ve o sırada Beni Isrâil Peygamberi Şimûîl -aleyhisselâm - Amâlîka'nın teaddîsinden şikâyet ederekAmâlîka’nın Câlût’una karşı harb edebilecek kabiliyyetde bir kahramanın kendilerine melik nasb edilmesini Cenâb-ı Hakk'dan rica eder. Şimûîl Peygamber’e de Tâlût vahy olunur. Tâlût merkebi ararken Şimûîl -aleyhisselâm-'a rast gelir, o da: «- Ey Tâlût, Benî isrâîl'e melik oldun der; Benî Isrâîl’e de bu tayîni bildi rir. Tâlût'un başına 30.000 mücahid toplanır. Fakat Şimûîl -aleyhisselâm - bunların dönekliğini bildiği için Tâlût'a bunları şöyle bir imtihan etmesini söyler: «Kim ki şu Ürdün Nehri’nin suyundan içerse o benim dînimden değildir, her kim de içmez ise o bendendir» der. Hepsi sudan içer, Dâvud -aleyhisselâm-’ın içinde bulunduğu üçyüz küsur kişi sudan içmez ki, Bedir Müvâhhİdleri sayısına müsavîdir. Tâlût ile Câlüt arasında Havarîn’de harb olur, Tâlût askeri arasında bulunan Dâvud -aleyhisselâm - Câlût'u öldürür, bir müddet son ra Şimûîl -aleyhisselâm - da ölür? Tâlût kırk sene adâlet ve basîret ile hükümran olur. İçlerinde yalnız üç nefer atlı var idi ki, bunlar; Mıkdad ibn-i Esved, Zübeyr ibn-i Avvâm ve Mersed Ganevî idi. Mıkdâd’ın atına Yağızca, Zübeyr’in atına da Ya’sub derlerdi. Yanlarında sekiz kılınç, altı zırh ve yetmiş deve' bulunup develere nöbetleşe binerlerdi. . Hatta Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleriyle Hazret-i Alî ve Zeyd ibn-i Hârise -radıyallahu anhüma - için bir deve ayrılmış olup üçü nöbetleşe binerlerdi. Ordunun başkumandan bayrağı demek olan «Livâ-i

