Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
200 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri ca ehl-l İslâm’a vâcib olan dostlarını ve düşmanlarını bilip dostlarına muhabbet ve düşmanlarına adavet üzere bulunup onları dost tutmamakdır. Eğer bilakis düşmanları olan kâfirleri dost ittihaz ederlerse, bilcümle yeryüzünü ihâta eden belâlar ve büyük fitneler zuhûr eyler ki önünü almak da mümkün olamaz. Fahr-i Râzî ve Nîsâbûrî’nin beyânı veçhile ehl-i İslâm’ın kendilerini hakîr ve zelil görmekle kâfirleri âlî göre rek onlara meyi ü mahabbet etmeleri ilâcı bulunmaz bir derddir. Çünkü kâfirler ehl-i imâna daima buğz u adâvet üzre bulunduklarından her zaman ehl-i İslâm aleyhine fırsatı intizar ve fırsat düşdükçe ehl-i İslâm’ı za’fa duçar etmeye gayret ederler. Müslümanların kâfirlere mahabbetleri sebebiyle kâfirlerin âdât u ahlâklarını taklîd etmekden ziyade ehl-i İslâm için bir felâket olamaz. Çünkü kâfirleri taklîd, âdât ve ahlâk-ı İslâmiyye'nin tedricen sukutuna bâdî olacağı cihetle, ırk-ı İslâm'ın za’fa duçar olacağında şübhe yok- dur. Bu ise İslâm için bâis-i inkırazdır. Binâenaleyh, kâfirleri daima düşman bilmek ve şerlerinden hazer üzre bulunmak ehl-i İslâm için vezâif-i dlniyye ve mühimme cümlesinden olduğuna işaret için Cenâb-r Hak bu âyet-i celilede eh)-i İslâm’ın onları dost ittihaz etmeleri büyük fesadı mûcib olacağını beyanla tavsiye buyurmuşdur. İşte bu âyet-i celîle ehl-i İslâm için büyük bir dersdir. Çünkü âyetde üç hüküm vardır: Birincisi; Kâfirlerin birbirlerine dost olmalarıdır ki, dost daima dostuna yardım eder ve fırsat buldukça

