Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ayet: 48 / 179 Şeytan’ın Mekke ahâlisine vesvesesi şöyle olmuş- dur: Kureyş'in evvelden beri adâveti bulunan Benî Bekir kabilesi reisi Sürâka bin Mâlik'in suretine girerek yardım edeceğini va’d etmesi, Kureyş’in sürürünü mûcib ola rak gurûrlarını artırmışdı. Çünkü Kureyş, Benî Bekir’le geçmişde olan muharebe ve arbedelerden dolayı Benî Bekir tarafından tecâvüze maruz olmaları İhtima lini düşünüp endişe de etdiler. Bu suretle Benî Bekir tarafından taarruz olmayacağına mutmein olarak Bedir'e kadar gelmişlerdir. Vakta ki şeytan, meleklerin asâkir-i islâmiyye'ye imdâda geldiklerini görünce nusratın İslâm ile bera ber olacağını bildiğinden geri dönüverdi. Kureyş’den Hâris ibn-i Hişam arkasından koşdu ve: «Bizi nereye bırakıp gidersin?» diye elini tutunca Haris’in göğsüne bir yumruk vurdu ve dedi ki: «- Sizin işiniz çıkmaz yoldur. Akıbetiniz berbad ve helâkdır.» Şeytan’ın bu sözü üzerine Kureyş, me’yus olarak bozulup münhezim oldular. Kureyş bozulduktan sonra Süraka’ya: «- Bizim inhizâmımıza sebep oldun» gibi kahr- âmîz haberler gönderip Sürâka da hiçbir şeyden haberi olmadığını ve yanlarında kat’ıyyen bulunmadığını beyan edince kendilerini teşvik eden kimsenin Sürâka suretinde şeytan olduğunu bilmişlerdir.

