Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ayet: 45 / 175 45 - «Ey mü’minler! Siz kâfirlerden bir cemâat ile muharebe etmek üzere mülâki olup karşılaşdığınızda düşmanların karşısında sebat edin ve muztarib ola rak düşmanınıza arkanızı dönmeyin. Ve sebâtınızla beraber esnâ-yı harbde Allah’ı çok zikredin ki Allah’ın ıriâyetiyle nusrat bula ve felahyâb olasınız.» Harb mevkilerinde mü’minler esbâb-ı maddiyeden ziyâde Cenâb-ı Hakk’a ilticâ etmek lâzım olduğuna ve dergâh-ı ulûhiyyete duâ etmekle Allah’ın nusratına intizar ederek esbâb-ı maddiyeye tevessül etmek emr-i ehem bulunduğuna ve mü’min için Allah’ı zikre devam vâcib olduğuna işâret için Vâcib Teâlâ, esnâ-yı harbde zikret mek ile emir buyurmuş. Ve Zikrullah’ın felâhın sebeb-i müstekılli olduğuna işaret için felahyâb olmayı zikrullaha ta’lîk etmişdir. Binâenaleyh, harbe hazır olan bîr mü’min kalbini Allah'a rabt ederek nusratın ancak Cenâb-ı Hak’dan oldu ğunu itikâd ederek kalben zikirde bulunmak ve lisâniyle «ALLAH-ALLAH» lâfz-ı şerifini tekrarla zikr-i lisânîde bulunmak ve nusrata duâ etmek suretiyle de kalbî ve lisânî zikir ve nusratla duâ ile her üçünü de cem etmek vâcib olduğuna bu âyet delâlet eder. İ’tikâd-ı sahih ile ve zikruliah ile meşgul olan ve duâ eden ordu mağlûb olmaz.

