Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ayet: 43-44 / 173 ashâbına haber veresin de askerin şecâatına halel gelmeye ve kuvve-i maneviyyeleri yerinde ola. Ve eğer Allah Teâlâ onları sana çok göstermiş olsa idi ashâbına gördüğün veçhile haber verince onların kesretine ve kendinizin kılletine binâen işiniz müşkil olurdu. Lâkin Allah Teâlâ size onları az göstermek le kalbinize ihsan etdiği metanet ve şecâat saye sinde münazaadan ve re’ylerinizin dağılmasından sâlim kıldı. Zirâ, Allah Teâlâ kalbinizde sakladığınız esrarınızı bilici ve niyetinize göre mükâfat vericidir. Ve zikredin ey ehl-i imân o zamânı ki, o zamanda kâfirlere mülâki olup muhârebeye tutuşacağınızda kâfirleri sizin gözünüze gayet az gösterdi ki şecâatinize halel gelmesin, onların gözlerine de sizi az gösterdi k size ehemmiyet verip de ziyâde hazırlıkda bulunmasınlar. Ve ınd-i İlâhîde işlenmiş kafi ve mukarrer olan bir emir yerini bulsun ve hükm- i İlâhî hasıl olsun. Zîrâ yerde ve göklerde cereyan eden işlerin hepsi ancak Allah Teâlâ’ya râcidir, başka merci yokdur.» Fahr-i Râzî ve Hâzin'İn beyânı veçhile Cenâb-ı Hak Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz'in rüyasını muhârebe esnâsında ashâbına da kâfirleri az gös termekle - tasdik buyurmuşdur. Hatta İbn-i Mes’ûd hazret leri kâfirleri yetmiş kadar gördüğünden yanındaki bir zâta: - Kâfirleri yetmiş aded mikdarında mı görüyorsun? dediği ve o zâtın da: - Hayır, yüz aded mikdarında görüyorum» dediği mervîdir.

