Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ayet: 41-42 / 171 Âyetde beyân olunan ahkâma riâyet vâcib olup bunun hilâfına hareket edenlerin azâb-ı İlâhiye müste- hak olduklarına ve onlardan intikamını alacağına işâret için Vâcib Teâlâ, âyetin ahirinde her şeye kadir olduğunu beyan etmek suretiyle taksimin hârici hukuka tecâvüz edenleri korkutmuşdur. Ebû’l-Âliye hazretleri, ganimetin beşde bir sehmi âyetde zikrolunduğu veçhile altıya münkasımdır. Birisi Kâbe-i Muazzama’ya, diğer birisi hayatında Rasûlullah’a ve vefâtında mesâlih-i müslimînden mühim olan yerlere ve bâkıy dördü diğer sehmdârlara verilir buyurmuşdur. « 0 o“*0 8 * 8 J # J# 8 ^^b ¡5ûjJjJL ^j ^^' SjJiiJIj (hd I ¿1 42 - «Ey mü’minler! Zikredin o zamânı ki, o zamanda Bedir denilen mevkide siz Medine’ye yakın bir yerde bulunuyordunuz. Ve kâfirler de Medine’ye uzak bir vadide bulunuyorlardı. Mekke ahâlisinin Şam’dan gelen kervânı ise sizden daha aşağı sâhil cihetinde bulunuyordu. Eğer siz onlarla muharebe için bir vakt-i muayyen ta’yin etmiş ve o vakitde harbe hazırlanacağınızı kararlaşdırarak vaadleşmiş olsa idiniz, o vakt-i muayyende siz kendinizin azlığınıza

