Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
78 / Bakara Sûresi Tefsiri Şiddetli şimşek az kalsın gözlerini kör eder. Her ne zaman şimşek parlar ve onlara ziyâ verirse hemen o ziyadan istifâde ile yürürler. Fakat şimşek kayıp olur olmaz üzerlerine karanlık basınca oldukları yerde ça kılıp kalırlar, yürümekden kesilirler. Eğer Allah Teâlâ dilemiş olsa idi elbette onların kulaklarını ve gözlerini giderirdi. Zira Allah Teâlâ her şeye kâdirdir.» Ebû’s-Suud Efendi’nin beyânı veçhile kemâl-i sür'atle intişâr eden Dîn-i Muhammedi’nin terakki ve Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in etrâf-ı âleme dağılan sıyt-ı nebevi ve mezâyâ-yı âlîyyelerini işitmemek için parmaklarını kulaklarına tıkadıklarını ihbar sûretiyle münâfıkların ihtida etmek ihtimâli olmadığını beyân buyurmuştur. Abdullah b. Abbas -radıyallahu anh-’dan rivâyet edildiğine göre şöyle denilmektedir: «Arşın altında birdeniz vardır ki, canlıların rızkı ora dan iner. Allah Teâlâ denize vahyeder, o da semâdan semâya, nihâyet dünyâ semâsına kadar Allah’ın dilediği ölçüde yağdırır. Sonra Cenâb-ı Allah buluta: “İşe yara mazlarını ayırabilmek için elekten geçir” diye vahyeder, o da bu vazifeyi yapar. Düşen her damla ile beraber, onu yerine yerleştirecek bir melek iner. Ve semâdan inen her damla, mutlaka belli bir ölçü ve tartı ile iner. Ancak fırtına (Tufan günü) belli bir ölçüye tartı ile olmaz. İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma-'dan rivâyete göre Yahudiler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelip:

