Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'an ve Muttakîler / 69 uhrevî hayat için lüzumlu olan ihtiyaçlardan müstağni olmakta ve bu ihtiyacsızlık ölçüsünde de azgınlıkları art maktadır. Yâni, maddî bakımdan çok zengin oldukları için, kendilerini Allah ve Rasûlüne muhtaç saymaktadır lar. Nitekim Cenâb-ı Allah «Hayır! Gerçekten insan ken disinin muhtaç olmayacağını zannettiği için azar»37 buyurmaktadır. Münâfıklar, çeşitli renklere girerek, Müslümanlar- dan gözüküp menfaatleri için onları istismar ederler ve adamlarına, «Biz sizinle beraberiz, onlarla ancak istih- zâ ediyoruz derler» ve onların bu istihzâlarının cezâsı da, İlâhî nusratten mahrûmiyettir. İyice azıp, sapıncaya kadar onlara mühlet verilir. Sonra bu azgınlığın cezâsı da şaşkınlıktır. Dalâlette, şaşkın bir vaziyette bocalar dururlar. Bâtıldan çıkıp da hakka dönmeye katiyyen yol bulamazlar. 2) İkinci işâret Cenâb-ı Allah’ın: «^ C$j^i ^i» kavlindedir. «Allah da onlarla alay eder» sözü, mü’minlerin şerefini ve Allah indindeki derecelerini gösterir. Şöyle ki: Cenâb-ı Allah, münâfıkların, mü’minlerle alay etme si dolayısı ile, münâfıklardan, onlar adına intikam alır. Mü’minleri, aynı istihzâ ile karşılık vermeye muhtaç et mez, onların yerine münâfıklara öyle cezâ verir ki, münâ- fıkların istihzâsı onun yanında hiç kalır ve onları öyle zillet ve felâkete düşürür ki, vasfedilmez. 37. Alak sûresi, 6-7

