Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'an ve Muttakîler / 45 çeşitli hâdiselere göre değişmesi ve diğer organlardaki tasarrufundan dolayıdır. Şeyh’in tefsirinde: «Kalb çam kozalağı şeklinde bir et parçasıdır ki, «vetin» denilen bir damara bağlıdır. Bu damar da kalbin içindedir. Kesildiğinde insan ölür» de nilmektedir. Seyyid Şerif el-Cürcanî'nin «Tarifât»\nda «Kalb, (gönül) rabbânî, lâtif bir cisimdir ki, göğsün sol tarafında- dır. İşte bu rabbânî latîf cisim, insanın hakikatidir. Âyet-i celîlede kulak gözden evvel zikrolunmuşdur. Bazıları demişlerdir ki: Kulak gözden efdaldir. Çünkü Al lah bu iki hissi berâberzikretdiği yerlerin hemen hepsinde işitmeyi, görmekden evvel zikretmiştir. Ayrıca «işitmek» nübüvvetin şartındandır. Allah Teâlâ bazı enbiyâsına ömürlerinin bir kısmında a'mâlık vermişdir. Fakat aslâ sağır bir nebî göndermemişdir. Kulak, aklın maârif ile kemâle ermesi için zarûridir. Akıl sâhibine gerekdir ki, kendini acıklı bir azaba götürecek şeylerden kaçınsın. İnsanı azâba götüren şey lerin başında günahlarda ısrar, insanların küçük hatâ ve ayıblarıyle uğraşmak gelir. Kul Allah'ın âyetlerine kulak tutup her bir emr-i İlâhînin kalbinde yer etmesine çalış malı, kalbinin ve kulağının mühürlenip gözüne perde çekilmesinden Allah'a sığınmalıdır. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki: «Kalbler de demirlerin paslandığı gibi paslanır.» Denildi ki:

