Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
374 / Bakara Sûresi Tefsiri seçikleri de kalmamış bir kasabaya uğramış kendi kendine: Allah burasını ölümden sonra acaba nasıl diriltecek, demiş...» sözü bunu anlatmaktadır. Buhtunnasr, Beyt-i Mukaddes’te Tevrat okuyucula rından 40.000 (kırk bin) kişiyi katletmişti. O gün araların da Tevrat’ın hiçbir nüshası kalmamış, eksiksiz ezberden okuyacak bir bilen de yoktu. Buhtunnasr, Beyt-i Mukaddesi yıktıktan sonra ora ya gelen esir çocuklardan biri dedi ki: Babam bana de demden naklen anlatmıştı; Esir düştüğümüz gün dedem Tevrat’ı bir üzüm bağına gömmüş, eğer siz bana dedemin üzüm bağını gösterirseniz, ben size oradan Tevrat’ı çı karırım. Bunun üzerine üzüm bağına gittiler, Tevrat’ı ara yıp, buldular. Daha önce Hz. Uzeyr’in ezbere yazdırdığı Tevrat’la karşılaştırdılar. Bir harfinde bile farklılık yoktu. İşte o zaman: «Uzeyir, Allah’ın oğludur» dediler. Cenâb-ı Allah bundan münezzehtir. Kıssada şuna işâret vardır: Duâ eden kişi, âdâbına riayet ederse, duâsına derhal icabet edilir. Âdâbı terket- tiği zaman zorluklarla karşılaşır ve icâbet gecikir. Tasdik cihetinden iman fazlalık noksanlık kabul et mez. Ancak yakîn itibariyle artabilir ve eksilebilir, işte Halîlullah İbrahim -aleyhisselâm-’ın niyazı ilme’l-yakin- den ayne’l-yakîne ermek içindi. O, ölülerin Allah tara fından (diriltileceğine elbette inanıyordu ve bu sebeble diriltilip diriltilmeyeceğini mevzu etmedi, yalnızca bunun keyfiyyetini göstermesini istedi. Ölülerin nasıl diriltileceği- ni anlamak gayet müşkil olup ancak müşâhede ile anlaşı lacağı beyân olunmuştur. Kalb, bundan sonra dirilir.

