Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Boşanma Ahkâmı / 327 dur. Allah’dan korkun ve bilin ki Allah ne yaparsanız hakkıyle görendir. Sizin içinizden ölenlerin geride bırakdıkları zevce ler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. İşte bu müddeti bitirdikleri zaman artık onların kendileri hak kında meşrû veçhile yapdıkları şeyden dolayı size gü nah yokdur. Allah ne işlerseniz hakkıyle haberdardır. İddetini bekleyen kadınları nikâhla isteyeceğinizi çıtlatmanızda yahud böyle bir arzuyu gönüllerinizde saklamanızda üzerinize bir vebal yokdur. Allah biliyor ki siz onları mutlaka hatırlayacaksınız. Ancak ken dileriyle gizilce va’dleşmeyin. (Çıtlatma sûretinde) meşrû bir söz söylemeniz ise başka. İddet, sonunu buluncaya kadar da nikâh bağını bağlamaya azmet meyin ve bilin ki Allah kalblerinizde olanı muhakkak biliyor. Artık O’ndan sakının ve yine bilin ki şüphesiz Allah çok mağfiret edicidir, gerçek hilim sahibidir. (Cezâda acele edici değildir.) Kendileriyle temasda bulunmadığınız yahud ken dilerine bir mehir tayin eylemediğiniz kadınları boşa- mışsanız bunda üzerinize bir vebâl yokdur. Onları, -zengin olan kudretince, darda bulunan da halince olmak üzere- maruf bir fâide ile fâidelendiriniz. Bu, iyilik etmeyi şiar edinenler üzerine bir borçdur. Eğer siz onları kendileriyle temasda bulunmadan evvel boşar, onlara evvelden bir mehir de tayin etmiş bulunursanız o halde tayin etdiğiniz mehrin yarısı on- larındır. Meğer ki kendileri vazgeçmiş olsunlar, yahud

