Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Müşrik ve Mü'mine Kadınlar / 317 O halde aklı başında olan insanın iyice düşünmesi gerekir, zirâ kendini iyice görebilen, hâlini düşünebilen kişi, kendisini hakka muhalif yollara çağıran arkadaşların dan uzak kalır ve hevâ, heves dâvetcisine karşı çıkar. Cenâb-ı Allah şöyle buyurmuştur: «İnsanlardan hangisinin ameli daha güzel, onları imtihan edelim diye, biz yeryüzünde olan şeylere, kendilerine mahsûs bir zînet verdik»2 2. Kehf sûresi, 7 Mukarrebûn (yaklaştırılanlar) olanlar, varlık âlemin de neler varsa hepsini bırakıp, Allah’a koşarlar ve Allah rızâsından başka hiç bir şeye iltifat etmezler, mevlâdan başka bir mevlâ da istemezler. İşte bunlar, niyetleri güzel ve amelleri sâlih kimselerdir. Bunların üzerinde yürüdük leri yol da sırat-ı müstakimdir. Allah’ım! Bize doğruyu ilham et, nefislerimizin şerrinden bizi koru. Muhakkak ki, yalvarışlara cevab verecek ancak sensin! İmam Gazali -kuddise sirruhu’l-âli- demiştir ki: Nasihat kolaydır, zor olan onu kabul etmektir. Zirâ o, hevâsınâ tâbi olana göre acıdır. Çünkü yasakla nan şeyler onların kalblerinde sevimlidir. Vaiz ise, ancak hakiki mü’mine faydalı olabilir. Hakiki mü’mini Cenâb-ı Allah Kitâb-ı Kerimi’nde vasfederek şöyle buyurmuştur: ^i'j^ oJı>- j 4JJI jSİ bj ji^l ¿Jj^JaJI Lwl

