Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
296 / Bakara Sûresi Tefsiri Çok geçmedi üç tane hayırsız geldi. Beraberce anla şıp yahûdiyi oracıkda öldürdüler. Sonra o sırada acıkmış bulundukları için, içlerinden birini yiyecek bir şeyler alıp gelmesi için şehrin çarşısına gönderdiler, O gidince geri ye kalan ikisi onu öldürüp üç altını üçe değil ikiye taksîm etmek üzere anlaştılar. Ve dediler ki: «O çarşıdan dönüp geldiği zaman onu öldürürüz, altını ikiye taksîm ederiz, onun nasibini de biz almış oluruz.» Çarşıya giden arka daşları da onları öldürüp altının hepsini almayı düşünerek aldığı yiyecekleri içine zehir koyarak getirdi. Zehiri de bol koydu ki çabuk ölsünler. O çarşıdan dönüp geldiği sırada diğer ikisi el birlik hücum ile onu öldürdüler. Sonra oturup ölüsü yanında onun getirdiği yiyeceği yediler. Daha yiyecekler bitmeden onlar da oracıkda öldüler. Bir müddet sonra İsâ -aleyhisselâm-Tn yolu bunlara uğradı: Üç parça altın, yanında yatmakda olan dört ölü. İsâ -aleyhisselâm- hayretler içinde onlara bakarken Cibril indi ve olanları anlattı. - İşte dünyâ budur. Şu insanlar niye bunun zînetine aldanıp kendilerini böyle perişan ediyorlar, dedi. Akıllı olana gerekli olan: dünyânın çokluğuna aldan mamak, mal toplamaya ehemmiyet vermemek, âhi-rette biçmek için dünyâda amel tohumları ekmektir. Zirâ dün yâ, âhiretin tarlasıdır. Zenginliklerinin gururu ile zengin lerin, fakirleri hakîr görmemesi ve onlarla alay etmemesi gerekir. Çünkü bu vasıf kâfirlerin vasıflarındandır.

