Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
32 / Bakara Sûresi Tefsiri hizmet ve vazifelerinde betâet göstermezler. Arifler kalb- lerindeki şeylerden infâk ederler, murâkabe-i hakikiyye ile merzûk kılındıkları hikmetleri müstaid olanlara infâk ederler. Âşıklar canlarını infâk ederler, mâşuk yolunda canlarını bir kazada düşünmezler. Bazıları demişlerdir ki: Ağniyânın infâkı cepten nakdi çıkarmak, fukarânın infâkı kalbden ağyarı çı karmaktır. Bu âyet-i celîlede îman, namaz ve infâk birbirine bağ lı ve arkası arkasına zikrolunmuştur. İman kalb ile, namaz rûh ve cesed ile, infâk da can ve mal ile yapılır. Bütün ibâdetler bunlarla alâkalıdır. İmanda necat, namazda münacat, infâkda derecât vardır. Yine îmanda beşaret, namazda keffâret, infâkda tahâret vardır. Yine îmanda izzet, namazda kurbiyyet, infâkda ziyâde vardır. Bu sûrenin ikinci ve üçüncü âyetinde dört şey zikro lunmuştur ki, bunlar kemâl dereceleriyle Hulefâ-i Râşidîn -radıyallahü anhüm-’de zuhûr etmiş vasıflardır: takva, gaybe iman, namazı dosdoğru kılmak ve infâk. Sofiyyeye göre infâkda birinci mertebe senâdır. Son ra cûd, sonra îsâr gelir. Malının bir kısmını verip birkısmı- nı bırakana sehîy, malının çoğunu infâk edip kendisine az bir şey bırakana cevvâd, zarûretin bütün sıkıntılarına rağ men gönlüne bir darlık gelmeden malının tamamını infâk eden ve Allah’ın kullarını kendisine tercîh edene Sâhib-i îşâr denilir. Hulâsa infâkın fezâil ve derecâtı çoktur.

