Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Oruç / 263 Risâle-i Kuşeyrî’de der ki: Rivâyet olunan haberler arasında şu da vardır: «Kul, Allah’a duâ eder. Duâsında ıhlâs ve bağlılığı artırdıkça Allah onu sever. Cibril’e em reder: “Kulumun hacetini geciktir, duâsını artırmasını ve sesini duymayı seviyorum.” Bir kul da duâ eder, fakat duâsıyle Allah’ı gadablandırır. Allah Cibril’e buyurur ki: “Kulumun hacetini hemen, yerine getir, sesini daha fazla duymak istemiyorum.” Dünyânın kıvamı dört şeyle olduğu buyurulmuşdur: 1 - Âlimlerin ilmi, 2 - Sultanların adli, 3 - Zenginlerin sehâveti, 4 - Fakirlerin duâsı. Edebli bir mü’min Allah’a esmâ-i hüsnâsıyle, Kur’an’da talim olunan ve hadîs-i şeriflerle öğretilen ve selef-i sali binden rivâyet oluna gelen duâlarla ve Allah’a onun ne bileriyle, velîleriyle tevessül ederek duâ eder. Duaya icâbet saatleri ve yerleri de gizlenmişdir. Zulümden son derece sakınmak lâzımdır, ¡slâmiy- yet, kâfire bile zulmetmeyi haram kılmışdır. Mazlum kim olursa olsun zulümden ah ederse zâlim cezâsını görür. Hulâsa zulüm haram kılınmışdır. Duânın icâbet olunma masının sebeblerinden biri de zulümdür. En çabuk kabul olunan duâlardan biri mazlumun duâsıdır.

