Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mescidler / 207 rinde bulunmakdan sakınırlar, bid’at ve dalâlet ehlinden uzak dururlardı. Rivayet olunur ki: Abdullah ibn-i Mübârek’i vefatın dan sonra birisi rüyasında gördü. Kendisine: Rabbin sana nasıl muamele etdi, diye sordu. İbn-i Mübarek dedi ki: Bir bid’atçiye yumuşak bakdığım için beni otuz sene bekletdi ve dedi ki: “Sen benim dinîmin düşmanını düş man edinmedin.” Hal böyle olunca işini gördükden sonra zâlimlerle uzun uzadıya oturmak nice olur? Ki âyet-i celî- lede: «Maslahatı görüşdükten sonra artık zâlimler gü ruhu ile hiç oturma, (hemen kalk!)» buyurmuşdur. Halkın fesâda, ümmetin ihtilâfa düşdüğü bir zaman da Seyyidü’l-enbiyâ -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sün netine sarılana hadîs-i serîfde beyân olunduğu veçhile yüz şehîd sevabı vardır. Yine hadîs-i serîfde buyurulmuş- durki: - «İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, sünnetim eskitilir, bid’atler yenilenir. Kim böyle bir günde sünnetime ittiba ederse garib kalır ve yâlnız kalır. İnsanların düşdü ğü bid’ate tâbi olursa en az elli veya daha fazla arkadaş bulur. Böyle bir arkadaşlığın tesiri ise büyükdür.» Yani insanı kısa zamadan dalâlete düşürür.

