Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İsrailoğulları / 159 da olmayacakdır.” Onlar: “İşte tam simdi işin doğ rusunu getirdin” dediler. Ve çaresiz o ineği bulup boğazladılar. Az kaldı ki, yapmıyorlardı.» Birisi Küfe kadısı Ubeydullah bin Hasan’ın yanına geldi. Ubeydullah ona bir mizahda, latifede bulundu. La- tifeden anlamayan adam: «Bu ne biçim cahillik ey kadı!» dedik de: «Mizahın cahillik olduğunu nerede gördün?» dedi ve bu âyeti okudu. Adam bunu da anlamadı. Ubey dullah mizahı istihzâ telâkki ederek kendini câhil addeden adama yol verdi. Âyet-i celîlede beyân olduğu şekilde basîret körlüğü ne ve aralıksız itiraza ve muhalefet illetine mübtelâ olan Yahudiler ilk emir geldiği vakit bir inek alıp boğazlasalardı kendi başlarına bir sürü iş açmayacaklardı. Onlar zoru zoruna yaptılar. Allah da zorlaşdırdı. Sıkıntı verdiler, sı kıntı gördüler. Boğazlamaları emrolunan inek gayet güzel bir inek- di. Boğazlanacak hayvanın bu olması, bunların ineğe ve buzağıya tapmaya başlamalarındandır. Müteâkıb âyet-i celîlelerde «Kalblerine buzağı akıtıldı! İçirildi!» duyurul ması bunların delicesine buzağıya tapmaları, Allah’ı bı rakmaları sebebiyledir. Sonra tevbe etdiler. Ehl-i hakikatin tevcihine göre: «Cenâb-ı Allah size bir sığır, boğazlamanızı emrediyor» âyetinde, nefsin behîmî sığırını kesmeye işâret vardır, denilmiş tir. Zirâ onu boğazlamakta rûhânî kalbin hayatı vardır. İşte bu, Rasûlullah’ın -sallallahu aleyhi ve sellem-

