Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'an ve Muttakîler / 17 larının duvarlarına asarız dedi. El-Bistâmî: İnsanların du varlarına kazık çakamayız dedi. Arkadaşı, ağaca asarız dedi. el-Bistâmî: dalları kırar diyerek karşı çıktı. Arkadaşı yere yayarız diye karşılık verince, el-Bistâmî, canlıların yiyeceğini ödemeyiz diye buna da itiraz etti. Bunun üze rine sırtını çevirdi. Elbisenin bir tarafı kuruyunca, diğer tarafı kuruması için çevrildi. Gaybe îman (uÂİL dj^jj ¿¿¿fi) Onlar gaybe îman ederler. Şeriatte iman: Kalb ile inanmak, lisan ile ikrar ve erkân ile amel etmektir. İslâm ise: hudû ve inkıyaddır. Her iman İslamdır, ancak, tasdik olmazsa, her İslâm imân ola maz. Zirâ bazen kişi, içten tasdik etmediği halde, zâhiren Müslüman olabilir fakat zâhiren boyun eğmeden içten tasdik etmiş olamaz. Ebû’s-Suûd rahimehullah Tefsirinde der ki: îman tasdîk olmaksızın tahakkuk etmez. İnsan, peygambe rimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in tebliğ etdiği dinin esaslarına îman ile beraber onları tasdîk etmesi lâzımdır. Buna ikrar da denilir. İtikadı ihlâl eden, yahud itikadına halel getirene münâfık, ikrar etmeyene kâfir denilir. Ameli ihlâl edene, yani îman etdiğini yaşamayana fâsık denilir. Haricîler böyle bir kimseye kâfir derler. Mutezileye göre ise böyle bir kimse îmandan çıkmıştır. Fakat küfre dâhil değildir. İkisinin arasındadır.

