Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Israiloğulları / 137 üzere çıkdığınız vakit, «Ey Musa, biz Allah’ı apaşikâr görünceye kadar sana kat’ıyyen îman etmeyiz de- mişdiniz de, gözünüz bakıp dururken sizi o saika çarpmışdı. Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmiş- dik. Belki şükredersiniz diye. Ve (Tîh’de güneşin sıcaklığından korunmanız için) üstünüze bir bulutu gölge yapmış, size kudret helvasıyle yelve kuşunu indirmiş, «size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyilerinden, güzellerinden yeyin, onları saklayıp biriktirip de nankörlük ve tama’kârlık etmeyin!» demişdik. Onlar bu nankörlükleriyle Bize zulmetmemişler, (ve edemezler), ancak ve ancak ken di kendilerine zulmetmişlerdi! Hatta Tîh’den çıkdıkdan sonra şu kasabaya girip dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısın dan da secde ederek, saygı göstererek girin ve yâ Rabbi üzerimizden günâhlarımızı düşür deyin, tevbe edin de kusurlarınızı mağfiret edelim, iyilik ve itaat edenlerin ecirlerini daha da artıralım» demişdik. Fakat Biz ne dediysek de zulmedenler sözü ken dilerine söylenenden başkasına çevirmişler, Biz de o zâlimlerin üstüne fasıklıklarının bir karşılığı olmak üzere gökden murdar bir azab indirmişdik.» Fir’avn bir gün rüyâsında büyük bir ateşin Beytü’l- makdîs’den gelip bütün Mısır'ı sardığını, oradaki kıbtî-

