Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'an ve Muttakîler / 13 aslında (^^îji^Ij) «Şey, beni şübhelendirdi» ifâdesin den gelmektedir. Sende şüphe hasıl olduğunda yukarı daki ifâde kullanılır. Rîbe (şübhe) rûhun huzûrsuzluğu ve ızdırabıdır. Ru hu rahatsız ettiğinden ve huzûru izâle eylediğinden buna şekk denilmiştir. Hadis-i şerîf’de: «Seni şübhelendireni bırak, şübhelendirmeyene bak» duyurulmuştur. «et-Teysir» adlı tefsir kitabında: «Reyb, içinde korku bulunan şübhedir. Reyb, şekk’den daha husûsîdir. Zirâ her reyb şekk’dir. Fakat her şekk, reyb değildir» denil mektedir. Eğer sen: «Kâfirler Kur’an hakkında şüphelendi ler ve O’nu kabul etmediler. Ehl-i kıbleden bid'atciler, Kur’an’ın müteşâbih âyetlerinin mânalarında şübheye düşmüşler ve bunları zâhirine hamlederek dalâlete düş müşlerdir. Ulemâ Kur’an’ın vecihlerinde şekketmiş ve herhangi bir vecih hakkında kesin konuşamamışlardır. Ayrıca avâm da Kur’an’ın manâlarını anlamamış ve do- layısıyle, şekke düşmüşlerdir, o halde Kur’an’da reyb’i nefyetmenin manâsı nedir dersen, cevaben derim ki: Bu ( d çij ^ ) ifâdesi insanlardan değil, kitabdan şübheyi kaldırmaktadır. Kitab, (Kur’an-ı Kerim) kendisine hiç bir şübhe girme imkânı bulunmamakla vasfedilmiştir. O, insanlar şübhe et-

