Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Talha Bin Ubeydullah / 185 «- Ne oldu ki ben o melîh, fasîh dostumuzu göre miyorum?» buyururdu. Ona Taihatü’l-hayr, Talhatü’l-cûd lâkablannı vermişdir.149 149 Tecrid-i Sarih Tere. 9/374 v.d. 150 Bkz. Tabakat-ı ibn Sa’d, 3/218 v.d. Hz. Alşe -radıyallahu anhâ- demişdir ki: «Ebû Bekir -radıyallahu anh-’in yanında Uhud günü anıldığı vakit: «- Bu gün tamamen Talha’nın günüdür» derdi. Talha -radıyallahu anh- Resûlullah’ı müdafaa etdiğinden dolayı en fazla yaralanan sahâbî idi. O gün Talha -radıyallahu anh- taş, kılınç ve ok ile otuz dan fazla yerinden yaralanmışdı. Uhud günü -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in dişi kırılıp alnı yarılınca Talha O’nu götürürken etrafında pervane gibi dönerek muhafazaya çalışıyor, nerede bir müşrik hücûm ederse Talha, Resulullah’ı müdafaa için onunla mukatele ediyordu. Bu hal Şı’b'e kadar devam etdi.150 Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'den mervîdir ki: «Talha, Uhud gününde birçok yerinden yaralanınca Nebî -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem: «-Allah'ım Talhâ'ya şifâ ver ve onu kuvvetlendir!» diyerek mübârek eliyle Talha’nın bütün cesedini meshetdi. Talha iyileşip kalkdı, hemen tekrar meydan-ı mübârezeye koşup düşmanla harbetdi. Tefsir’ul-Ğulâmi’de de Talha’nın evlâdından naklolunmuşdur ki:

