Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Enes İbn-i Mâlik / 147 Müşarun-ileyh ok atmakta pek mâhirmiş. Evlâdına da fenn-i remy'i lâyıkıyla talîm eylemişse de ok yarışı icrasında cümlesine galebe eylermiş. Buhârî’nin Kitab’ül-Hibe'sinde mezkûrdur kİ, Enes -radıyallahu anh-; Merr’uz-Zahran’da bir tavşan kaldırdık. Herkes seğirdip yoruldular. Ben yetiştim. Tavşanı tutup Ebû Talha’ya götürdüm, boğazladı. Bir budunu da Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz tenâvül buyurdular, demiştir.101 101 Tecrid-i Sarih Tere. 8/11. Enes -radıyallahu anh- İran fütuhatında bulunmuş, ve Tüster’in fethinde emval-i ganâim’in humüsünü ve İran reislerinden esir edilen Hürmüzan’ı Medîne-i Münev- vere’ye Enes ve Ahmed bin Kays -radıyallahu anhüma- götürmüştür. Enes -radıyallahu anh- ahîren Basra’da tavattun etmiş ve hiçbir sahabe kalmamış olduğu halde 91 sene-i hicriyyesinde Basra’ya birbuçuk veya iki fersah kurbünde «Taf» mevkiindeki evinde irtihal-i dâr-ı naîm eylemiş, Muhammed bin Şîrîn tarafından ğasl ve Kutn bin Müdrik el-Kilâbî namazını kıldırdıktan sonra mübarek na’şı evinin avlusunda vedîa-i hâk-İ Rıdvan kılınmışdır. -radıyallahu Teâlâ anh-. . Haccac-ı Zâlim Basrayageldiği zaman Ashâb-ı Kirâm’ı kahr u tezli! maksad-ı leîmânesiyle kiminin boynuna ve kiminin koluna mühürvârî bir damga vurur imiş. Enes bin Mâlik ve Sehl bin Sa’d es-Sâidî -radıyallahu anhüma-’ye de birer damga vurmuş.

