Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
85 ve fiil İlâhî ölçüye, sünnet-i seniyye ve gerçek ulemâya, ilim- de rüsuh sâhibi ehlüllâha uydukça makbûldür. “Mü’minin kalbi Allâh’ın (kudret) parmaklarından iki parmak arasın- dadır”3 buyurulur. Vedâ hutbesindeki “burada bulunanlar bulunmayan- lara sözlerimi duyursunlar” ifâdesi, iletişime en güzel misâldir. İletişimin nicelik ve niteliğini Rabbimiz (cc): “Doğrusu ben, kendini Allâh’a verenlerdenim” diyen, yararlı iş işleyen ve Allâh’a çağıran kimseden daha güzel sözlü kim vardır?4 “Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret, bil- gisizlere aldırış etme.”5 “Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.”6 Kulak ve gönül tellerine de dokunulur. “Gönül kulağıma gelse bir sadâ Ey kulum gel eyle haccını edâ Etsem malı-mülkü, cânânı fedâ Diyerek Lebbeyk, Allâhümme Lebbeyk; Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk.” Ramazân-ı Şerîf’in ikinci günü, iftar sofrasında “Yahyalı nere Medîne-i Münevvere nere, oradan buraya hayırlı ha- berler geliyor, buradan da oraya hayırlı haberler gidiyor” diyen Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (ks) başını secdeden gözyaşlarıyla kaldırırken, “yerin ve semânın seslerini du- 3 Tirmîzî, Kader 7, 2141. 4 Fussilet, 41/33. 5 A’raf, 7/194. 6 Tâ-Hâ, 20/44.

