Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
76 yâhud da dindarlığı için alınır. Siz dindar olanını alın, eliniz dert görmez.”1 Karşılıklı sevgi ve saygı esaslarına dayalı bir evlilik saygıdeğerdir, ciddî ve samîmîdir. Vâlide sultan, Rabia anamız der: İki iyi bozuşmaz. Biri iyi biri kötü olsa yine bozuşmaz. Çünkü iyi olan akleder fehmeder geçim yoluna bakar. İkisi de kötü olursa araba şarampole yuvarlanır. Vaktinde, iffeti ve nesli korumak için evlilik nebevî bir sünnettir. Evlenilmez bekârlık tercih edilirse yeryüzünde fesad çoğalır. Evlilik Hakk’ın hâkimi- yeti için gereklidir asıl. Hz. Mûsâ (as), çileli bir yolculuk- tan sonra Medyen ülkesine hicret etmiş, çilesini burada doldurduktan sonra İlâhî dâvete başlamış, Firavun’a karşı cihâd etmiştir. Toplum iki temel kaynağa dayanır. Kur’ân ve sünnet eğitiminden geçerse, sağlam temeller üzerine kurulmuş olur âile. “Ey insanlar! Biz, sizleri bir erkekle bir kadından ya- rattık. Tanışmanız için sizleri oymaklara ve (daha büyük) kabîlelere ayırdık. Allah katında ise sizin en değerliniz en takvâlı olanınızdır. Allah, yaptıklarınızı bilir ve her şeyden haberdardır.”2 Evliliğin gerçekleşmesinde her iki cinse işâret etmektedir âyet. İlk âilenin temeli cennette atılmıştır: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin…”3 Cennette nasıl huzur hâkim ise, dünyâda da bu huzûru temin etmelidir. Bunun şartı nikâhtır. Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor: Resûlullah (as) bu- 1 Müslim, Nikah, 53. 2 Hucurât, 49/13. 3 Bakara, 2/35.

