Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
62 Kuddûsi Velî (ks) “yeyüp içüben uyumakla insan olun- maz. Bu sınıf zümre-i hayvâna münâsib” der. Tezkiretü’l Evliyâ eserini okuyup tamamlayan bir kardeşimizin sözü şu oldu: “Onlar bir ayrı hayat yaşıyor, biz ayrı bir hayat.” Dünyâ hayâtını en güzel şekilde, şer’î esaslara uygun ya- şarlar. Âhiret için dünyâyı, dünyâ için de âhiret hayâtını terketmezler. Uyurken bile, ruhları secdede, kalbleri arştadır. Yerken, nîmetin Mevlâ’dan geldiğini bilerek, ma’rifetullah- dan gıdâlanırlar. Vücudları burada, ama ruhları Lâ mekân âlemindedir. Dilleri tayy-i lisanla, az zamanda çok kelâm ettiği gibi, bedenleri de bambaşka âlemde seyreder. Gözleri, görünmeyen âlemi kalb gözleriyle görür. Kulakları ğayb âle- minin sedâsını duyar. Eller düşenleri, ayaklar ağlayanları kurtarmak için koşar. Oturdukları mekândan yaparlar bunu izn-i İlâhî ile. Çünkü beden ruhlaşmıştır. Rûhun süratine yetişecek bir güç yoktur. Gönülleri tecellîlerle güler, gözle- ri dâimâ haşyetullahla ağlar. Gönlün arşullah olmasıyla, yaşlar içine akar. Görenler onları; Allah Teâlâ’yı hatırlar. Uhrevî amellere gayret ve çabaları artar. Hayat

