Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
56 lamakla kalmadı, onları Cenâb-ı Hakk’ın da bağışlaması için duâ etti. Yüce Dînimiz İslâm’da Tesettür “Mü’min kadınlara söyle: Yabancı erkeklere bakmak- tan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, el, yüz gibi görü- nen kısmı hâriç, ziynetlerini (saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri) göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar (saç, kulak ve boyunlarını) örtsünler!”7 “Ey Nebî, hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dışarı çıkarken cilbablarını (dış kıyafetle- rini) giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp, ezâ görme- melerine daha uygundur.”8 Hazret-i Esmâ, ince elbise ile gelince, Resûlullâh Efen- dimiz baldızına bakmadı. Mübârek yüzünü çevirip “Yâ Esmâ, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hâriç, vücûdunu erkeklere gösteremez.” 9 buyurdu. Hazret-i Âişe vâlidemiz buyurdu ki: “İlk muhacir ka- dınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti inince, hemen futalarını yırtıp başlarını örttüler.”10 Tesettür Farzdır Kadınların Peygamber Efendimiz’e (sav) gelerek suâl sormaları, oturup dinlemeleri hicab, örtünme âyeti gel- meden önce idi. Hicab âyeti gelince, kadın erkek artık bir arada oturulmadı. Kadınlar soracaklarını, ezvâc-ı tâhirattan, annelerimizden sorup öğrendiler. 7 Nûr, 24/31. 8 Ahzâb, 33/59. 9 Ebû Dâvûd, Libâs, 31. 10 Buhârî, K. Tefsir, bab: “Başörtülerini ceblerinin üzerine koysunlar” âyeti, c. 10, s. 106.

