Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
47 “Kim İslâm’da iyi bir çığır açarsa, açtığı çığırın ecri ve kendisinden sonra onunla (o çığırla) amel edenlerin ecir- leri, sevaplarından hiçbir şey eksilmeden ona âittir. Kim de İslâm’da (müslümanlar içinde) kötü bir çığır açarsa, açtığı çığırın günâhı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahları, günahlarından bir şey eksilmeden ona âittir.”9 buyurur Efendimiz (sav). Verimlilikte insanlar mâdenlere benzer. Îmanda kemâl ile Sıddîk olur (ra). Hadîs-i şerifte, “Ebu Bekrin îmânı bü- tün ümmetimin îmânı ile tartılsa, hepsinden daha ağır gelir.”10 buyuruldu. Küfrün karşısında tâvizsiz duruşuyla Ashâb-ı Kehf olur: “Ve (zâlim hükümdârın önünde) dikilib de: “Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına Tanrı demeyiz. (Dersek) o halde, andolsun ki, hakîkatten uzaklaşmış oluruz. Şunlar, şu bizim kavmimiz Ondan (Allah’dan) başka Tanrılar edindiler. Bunların üzerine bâri açık bir bürhan getirselerdi ya. Artık Allâh’a karşı yalan yere iftirâ edenlerden daha zâlim kimdir?” dedik- leri zaman onların kalblerini (sabr ve sebât ile tamâmen Hakka) bağlamışdık.”11 Peygamberlerin Aleyhimüsselâm ve vârislerinin amacı, rızâ-i İlâhî ile insanların hayatlarının bereketlenmesidir. “Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, içinde temelli kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetleri vaadetti. Ve Adn cennetlerinde çok güzel meskenler de. 9 Müslim, Zekât 69; Nesâî, Zekât 64. 10 Tuhfetü’l-Ahvezi, c.VII, s.298. 11 Kehf, 18/14-15.

