Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
40 Âlemde, birbiriyle kardeş olmayan hiçbir varlık yoktur. Her nesnede bir ünsiyet vardır. Kar, yağmur toprağı sevmese, yere düşmez; toprak da yağmuru bağrına basmaz. Bülbül gülü sevmese, sarmaş dolaş olmaz; bülbül gülün hasretiyle nağmeler atmaz. Tabiatta güneşin arza küstüğü olmuş mu? Gökteki cisimler bile birbirleriyle kardeştir. Bu dostluk kurulma- sa, intizam bozulur. Kıyâmetin kopması bu ilâhî düzenin bozulmasına bağlıdır. “Semâ yarılıp yıldızlar dökülünce, denizler kaynayıp birbirine karışınca”1 kopar kıyâmet. Rüzgârın iltifâtıyla tabiat berraklaşır, çiçekler döllenir, in- sanlar rahat bir nefes alır. Cömert davranınca dağ ve taş, yerin altı suyunu akıtır, üstü otunu bitirir, mâdenini servet olarak insanoğluna sunar. Su, hava, ateş, toprak bir düzen içerisinde akıp gider. Güneş kendi mihveri etrâfında belirli bir vakit için hareket eder, ay da kendi çizgisinde yürür. Güneş, ay ve yıldızlar 1 İnfitar, 82/2-3. Kardeşlik, Ayrı Cesedlerde Bir Ruhtur

