Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
36 Süleyman Çelebi, Sevgili Peygamberimiz’le (sav) berâber- liği ister Mevlîd’inde: “Mustafâ’ya hem civâr et, yâ Kerîm Cennetü’l-firdevs içinde, yâ Rahîm.” Rüzgâr dahi semt-i yâr’e uğramakla bereketlenir. Şâhidim Arz u semâdır bütün ecrâmı ile Âşıkım sıdk ile ben Hazret-i Şâh-ı Rusule Yaksa da ahu derunum beni bu hasret ile Dilimin tâkatı yok hâlime takrîre bile Ey Bâd-i sabâ uğrarsa yolun semt-i Haremeyn’e Tâzimimi arz eyle Rasûlu Sagaleyn’e Bu günahkâr gidişin son demi bilmem nolacak Gelecek bir gün ecel kâse-i ömrün dolacak Yevme Lâ yenfeu’da her kişi râzı olacak Aman ey Kân-i Kerem yok elimden tutacak Ey Bâd-i sabâ uğrarsa yolun semt-i Haremeyn’e Selâmımı arz eyle Rasûlu Sagaleyn’e Hâkine sürmek için ne yüzüm ne de imkânım var Tahsis-i şefâat kebâir ehline, îmânım var Aman ey Kân-ı Kerem pek büyük isyânım var Ancak beni kurtaracak Muhammed gibi bir Sultânım var Ey bâd-i sabâ uğrarsa yolun semt-i Harameyn’e Tâzimimi söyle Rasûlu Sagaleyn’e Cenâb-ı Hakk berâberliği sâlihlerle beyân ederken, zâ- limlerle hemhâl olmamaya dikkat çeker. “Âyetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördü- ğün zaman, kendilerinden yüz çevir, yanlarında oturma; tâ ki, Kur’ân’dan başka bir söze dalarlar. Eğer onlardan

