Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
25 Sohbetinde Üstâzımızın şu mübârek sözünü kaydet- miştim: “Suyu suya, toprağı toprağa, ateşi ateşe, havayı havaya, kendinizi de Allâh’a verin.” Katıksız inanç, riyâsız amelle zarîf bir müslüman olup, Hakk Teâlâ’ya gönülden bağlı mü’mini, Ahıskalı Ali Haydar Efendi, adı ile tanınan hukukçu, müderris, kâmil velî, bir misâlle tanımlar. O: “Sütü sağılan ineğin memesinden gelen bir damla kan, bir bakraç sütü içilmez hâle sokar. Şeytanın iğvâsı, aldatması, nefsin iştihası da amelin kabûlüne mânî olur.” der ve şu âyet-i celîleyi okur: “Oysa onlara, tertemiz bir inançla bir tek Allâh’a yönelerek ve her konuda O’nun hükmüne boyun eğerek yalnızca O’na kulluk etmeleri, namazı dosdoğru kılmaları ve zekâtı vermeleri emredil- mişti; işte budur insanı kurtuluşa iletecek dosdoğru din!”4 İhlâsın tanımı katıksız ameldir. “İnsanlar helâk oldu, ancak âlimler kurtuldu. Âlimler de helâk oldu ancak il- miyle amel edenler kurtuldu. İlmiyle amel edenler de helâk oldu, ancak ihlâs sâhibi olanlar kurtuldu. İhlâs sâhibi olanlar da büyük bir tehlike içindedirler.”5 buyurur Nebîler Nebîsi (sav) Efendimiz. Cenâb-ı Hakk’a tam teslim, Rabbimize kendisini veren vakıf insanı, ârifân-ı İlâhî’nin dilinden dinleyelim: • Veysel Karânî (ks): “İnsanlığı doğrulukta buldum. Gön- lün üstünlüğünü kanâat ve tevâzuda buldum. Övgüyü huyda ve benlikte küçülmekte buldum. Kalbin zenginliğini tevekkülde buldum.” 4 Beyyine, 98/5. 5 Aclunî, Keşfü’l-Hafa, 2/280 no: 2795.

