Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
22 Sır müşâhede, ru’yet (İlâhî Cemâl) lezzetini verir. Ruh hayâ, heybet tadını verir. Bâtın (mîde ve karın) helâl taâm ve iffet, nâmusu koruma tadı verir. Dil zikir ve istiğfâr râyihası verir. Kimliğine göre kişi mecliste milletvekili, bakanlar kuru- lunda bakan, başbakan ve reis-i cumhur olur. Nefsin merte- belerini geçme, rûhun olgunluğunu teminle kâmil mü’min kutub, ğavs, evtad, ebdal, nükebâ, nücebâ ve ricâlül ğayb makâmına nâil olur. Müslimîn, mü’minîn, ibâdette dâim, kânitîn, sâdıkîn, sâbirîn, hâşiîn, sâimîn, zâkirîn kuldur o. Ârifân-ı İlâhî’nin kimliğine bir bakalım, ne yazıyor orada: 1. Kendilerini hiçbir varlıktan üstün görmeme. 2. İbâdet ve tâatlerin hepsinde Allah Teâlâ’ya yakınlık. 3. Her an kalbleri zikrullâh ile nurlu. 4. İşlerinde aceleci değil, ğazablı anlarında halîm, yu- muşak huylu. 5. Bir başkalarını kendilerine tercîh ile, güçleri nisbe- tinde cömert. 6. İbâdetlerinde gaflete düşmeyen, Hakk Teâlâ’yı görür gibi ibâdet eden kimseler. 7. İçiyle dışıyla samîmî, muhabbetli, üstâzına sadâkat ve ihlâsla bağlı kişiler. 8. Zâhirde ve bâtında günahtan sakınan, hayır ehlinin sohbetlerine katılan, şerden kaçınan erler. 9. Ezâ ve cefâya katlanan, intikam hırsıyla yaşamayan, afveden, bağışlayan kimseler. 10. Dînî emirlere bağlı edebli kişiler.

