Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
16 ile mescid arasına bir ip bağlamıştı. Ezan sesi duyunca çekilen ipe tutunarak mescide giderdi. Yanında sürekli içi hurma ve yiyecekle dolu bir sepet bulundururdu. Hurma ve yiyecekleri bizzat kendi elleri ile fakîre verirdi. Mâni olanlara, “Peygamberimiz’in (sav) ‘Fakire bir şey vermek kişiyi kötü ölümden korur’ buyurduğunu işittim. Bunun için sadakayı bizzat kendim vermek istiyorum” derdi. Mallarını ve canlarını fî sebîlillâh harcayan yaşlı ve genç bahadırlar olduğu gibi, ilim ve irfanda da gençler vardır. İlerleyen yaşlarına rağmen ilimden doymayan nice gençler vardır. Muhyiddîn İbnü’l-Arabî’nin el-Fütûhâtü’l-Mekkiy- ye’si onun Mekke seyahatinin ürünüdür. Filozof Ebû Nasr el-Fârâbî kırklı yaşlarında ilim seferine çıkmıştır. Gazzâlî Ihyâü Ulûmi’d-Dîn adlı ölümsüz eserini yaklaşık on yıllık seyahati sırasında hazırlamıştır. Hz. İbrâhîm (as), kavmine karşı mücâdelesinde, Tevhîd sancağını açtığında gençti. Hz. Yûsuf (as), nefsine dur dediği, şeytânın hîlesine düşmediğinde gençti. Hz. Mûsâ (as), Firavn’a karşı dört yüz yıllık mücâde- lesinde, Rabbine sığındığı ve tevekkül ettiğinde, nefsinin isteklerine uymadığında gençti. Hz. Yahyâ (as) hikmet ehli olduğu anlar gençti. İffet timsâli Hz. Meryem Aleyhesselâm, kendisini mih- râba habsedip, bâtılların âdetlerinden kaçtığı günlerde gençti. Ashâb-ı Kehf, inançlarını yaşama uğruna ülkelerini terk edip bir mağaraya sığındıklarında, Kur’ân-ı Kerîm’de îman ve hidâyetle vasfolunduklarında genç yaşta idiler.

