Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
107 Medreseler 1925 yılında kapandı. Medresede bir müddet öğrencilik yapan veya müderrislerin meclisinde bulunan- lardan birkaç misâl verelim. İpek Hocamızda okuyordum. Mahallemizde bulunan bir fahrî imam, bahçesinde çalışırken bizi gördü ve işlediğimiz dersi mütâlaa etti. Aynen hocamız gibi ders işledi. Bir câmi çıkışında, mescidin avlusunda amcanın biri, bize kazâ ve nâfile namazlarının kılınma vakitlerini fıkıh kitaplarında geçtiği üzere anlattı. Üstâzımız H. Hasan Efendi (ks) sohbetlerinde, Osmanlı Devleti zamânında Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki ilmî bir heyet tarafından, İslâm Hukûkuna bağlı kalına- rak hazırlanan ve asıl ismi Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye olan meşhur kânundan çok misaller verirdi. “Külfet ni’mete ve ni’met külfete göredir.” “Def-i mefâsid celb-i menâfîden evlâdır.” Yâni, bir şeyde fesatla menfaat karşılaşmış olsa, menfaat elde etmeye bakılmayıp, fesâdın ortadan kaldı- rılmasına çalışılır. Safa Vakfı’nın kadîm, yıllar öncesi başlattığı “Didar Medreseleri” yurt genelinde eğitim vermektedir. Didar Medrese Eğitimi, îtikadda İmam Maturidi (rh.a), amelde İmam Âzam (rh.a), ibâdette takvâ cihetini esas alan “ihsan” mektebinin öğrencilerini, ahlâk-ı hamîde (güzel ahlâk) ile yetiştirmeyi hedeflemiştir. Didar Medreselerinin ana hedefi: 1. İslâmî ilimleri sâdece bilim olarak değil, yaşam olarak tahsîl etmeyi gözetir. 2. Zamânındaki problemleri teşhis ve tedkîk ederek, mezheb imamlarının izinde âlimler yetiştirerek, derdlere devâ olur.

