Sayfa metni
Gönül Beytullah'ttr pörsümeye yüz tutar. Bu halde olan kişi ibâdet ü taatlerde tembellik göstermeye başlar. Nasıl, kaynayan suda zararlı'mikroplar ölüyorsa, gü neş gibi olan rabıta da İlâhî ateşle kalbi yakarak kalpteki kötü ahlâk tohumlarını kökünden sökerek, silip atar. Ga zabı yumuşak huyluluğa (hilmiyyete), kibri tevazua, hay vani ve şehevî duygulan iffete, namusu korumaya her türlü kötü davranışı güzel ahlâka dönüştürür. Râbıtayla kişi, herkesin örnek alacağı güzel bir hâle bürünür. Ne kadar râbıta yapsam da istifade edemiyorum, di yen kimselerin hâli de şuna benzer: Arsasına su tutan ki şinin arkı sağa sola açılacak olursa tarlaya su gelmez. İlâhî edeplere riâyetsizlikle dilin; yalan, gıybet, dedikodu, iftira ve söz getirip-götürmelerle, kalbin; kendi namusu varken başkasının namusunu düşünmesi, haset ve kin ateşiyle yanmasıyla, dînî emirlere riâyet arkı bozulacak olursa, gönül arsasına feyiz gelmez. Sâdık derviş, edebin en güzel tarifi olan Sünnet-i Seniyye’ye, Peygamberimiz (sav/in söz ve fiillerine riâyet le, şeyh-i kamile muhabbetle, râbıtayla ve Arş’tan inen mânevî nimetlerle insan-ı kâmil olmaya aday olur. Yüzün den, gözünden ve bedeninin her bir zerresinden nûr par lamaya başlar. Kendisine, “Ne güzel bir insan, keşke biz de böyle olsak.” dedirterek insanları hâliyle irşat eder. Râbıta Sadece Şekle Yapılmaz . Râbıta sadece şekil ve şemâile yapılmaz. Asıl râbıta; iyilik ve takvâda birbirleriyle yardımlaşıp kötülükten kar deşlerini vaz geçirerek fena fi’l-ihvan; Allah (cc) ve Rasûlü (sav)’nün yoluna rehberlik eden şeyh-i kâmile muhabbetle 69

