Sayfa metni
___________ ___________________:______________ Gönül Beytullah’tır neme gelinceye kadar -on letâifi32 geçinceye kadar-, Hakk’ın feyzini, manevî vasıta mesâbesinde ki mürşid-i kâmilin, Allah’ın hâzinesi olan gönlünden içer. 32 İnsanın göğsünde bulunan; kalp, ruh, sır, hafi, ahfâ ve bedenle alakalı bulunan su, hava, ateş, toprak ve nefstir. 33 Manevî olgunluğa ermeye aday kişi. 34 Kâmil bir îman ile İlâhî huzura ermiş olan nefis. Aksi halde murakabe haline gelmeden, Mevlâ’dan va sıtasız istifade edeceğim diyen sâlikin33 durumu aynen; elektriğini trafo vasıtasıyla almayan lambanın patlaması na, yavru kuşun uçacağım diye, yere düşüp parçalanması na, yüzme bilmeyen bir kimsenin denizde boğulmasına, yabancı dille eğitim yapacak talebenin, hazırlık sınıfını terk edip sınıfta kalmasına benzer. Râbıta döneminde sâlik -bir ağacın köklerinin toprak la münasebeti sayesinde, dal ve budak, yaprak ve meyve vermesi gibi- üstadının kalb-i münevverleri (nûrlu kalple ri) vasıtasıyla, mânevi derece ve makâmlan elde eder. Kufan-ı Kerim’de geçen nefsin mertebelerini aşar. Fecr Sûresinin son âyetlerini yaşar: “(Allah mü’min kullarına ise) Ey nefs-i mut maine!34 (Hem) razı (hem de) razı olunmuş ola rak Rabbine dön! Artık (sâlih) kullarımın arası na katıl! Ve (onlarla) Cennetime gir!” (Fecr, 89/27-30) Nefsin Mertebeleri Nefsin mertebelerini şiir halinde Mustafa Hulûsî (ks) (v.1936) ne güzel açıklar: 67

