Sayfa metni
ZEHİRLE PİŞEN AŞI YEME YOLU Üzerlerine emânet yüklenmediği ve kendileri de sorum lu olmadıkları halde semâ ve arz ve ikisinin arasındaki her şey, Rabbimize itaat ederken bizler neden tembel tembel oturuyoruz? Zehirle Pişen Aşı Yemeye Talip Olmalıyız Bu yolun belli bir cefâsı vardır. Bu yol, zehirle pişen aşı yeme yoludur. Ârİf-i billah olan kutb-ı cihanlar, “Belleri kıracak şe kilde belâ ve musibete mübtela olmadan Hakk’a vuslat mümkün değildir.” demişlerdir. . Esad-ı Erbilî (ksYye gavsiyyet makâmı, Üstadı Tâhâ el-Hakkarî (ks)’nin, atının zincirden yularını, Es’ad-ı Erbilî (ks)’nin yüzüne çarpmasıyla, onun bu imtihana sabretme si neticesinde gelmiştir. "Derd ü bela saltanatın iki cihâna vermezem.” sözü, bizim gibi âsilerin affına, âriflerin de derece ve makâm kazanmasına vesile olur. Bir İstanbul seferinde Üstadımız (ks), Esad-ı Erbilî (ks)’nin şemâili şerîfini gayr-i ihtiyarî hatırlaya hatırlaya gider, o anda sebebini pek bilemezler. Sohbet buyururlar ken, ‘'Esad-ı Erbilî Hazretleri şehit olmayı istediği için bu belâya maruz kaldı.” der. Bu görüşmede, kafası karıştırılan, “Büyük insan olsaydı bu musibete düçar olmazdı.” aldatmasına inanan torunlarının fikri derhal

