Sayfa metni
Gönül Beytullah’tır. ması ve O’nu görür gibi ibâdet etmeyip ihsân mertebesin den uzak kalması ile oluşmaktadır. Mescitte, sakal ve saçıyla meşgul olan birine Efendi miz (sav), “Kalbinde huzur olsaydı azalarında da olurdu.” buyururlar. Cehennem’in veyl denilen, kan ve irin akan deresine düşecek olanlar, ibâdetin başı mevkiin de bulunan namazda, ihlâs ve samimiyetten uzak, aşk ve şevkten mahrum olanlardır. “Fakat yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarında sehiv etmişlerdir, yanılmışlardır.” (Mâûn, 107/4-5) Gafletin tozu bile gönlünde yer tutmayan bu hayırlı zümre, Kur’an-ı Kerîm’de şöyle tavsif edilir: “İşte onlar (o öne geçenler), mukarrabîn (Allah'a yakın kı- lınan kimseleridir. Naîm (sonsuz nimetler) cen- netlerindedirler.” (Vâkıa, 56/11-12). Sırât-ı Müstakimde Olamayışımızın Sebeblerini Düşünelim Sizler gibi bizler de yediğimiz-içtiğimiz isyana mı, itaate mi malzeme; konuşup-görüşmemiz doğru mu, eğri mi; işimiz-gücümüz dürüst mü, yanlış mı diye tefekkür edip, gönlümüzde, müttakî ve mukarreb kullardan ola mamanın ızdırabım duyuyoruz. “Sırât-ı müstakîm”de; nebilerin, sıddîklerin, şühedâ ve sâlihlerin yolunda koşar adımlarla yürüyemeyişimizin sebebini iyi düşünelim! Ayağımızın birini adüvvü ekber8, diğerini de nefs-i emmare9 tutmuş; kolumuzun birini isyanın başı olan dün- 8 Âdemoğlunun en büyük düşmanı, şeytan. 28

