Sayfa metni
Gönül Beytullah’tır “Günahsız kimse yoktur. Fakat günahkârla rın en iyisi tevbe edenlerdir.” Tevbe Hakkında Kelâm-ı Kibâr Hz. Ali (ra), “Kurtuluş çâresi elinizde iken helak olmanıza şaşarım.” dediğinde, “O çare nedir?” diyenlere: “Tevbe ve istiğfardır. Allah, azab edeceği kimseye, istiğfarı talim etmez. Kime de istiğfar talim ettiyse azab etmez.” bu-yurmuştur. Katâde (ra) buyurdular ki: “Sizin hastalığınızın teş hisi ve tedâvîsi Kur’an-ı Kerim’dedir. Hastalığınız günah işlemek, tedavisi ise istiğfar ve tevbedir.” Talk b. Habib (ks), “Her sabah tevbe ile kalkınız ve gece de tevbe ile yatınız.” buyurmuşlardır. Fudayl b. İyaz (ks)’dan şöyle söylediği rivayet olu nur: Günahları terketmeden, Allah’tan af ve mağfiret is temek yalancıların istiğfarıdır. Cihada çıkan mücahidlere: “Ey mücahidler! Günahlarınızdan tevbe ediniz! Çünkü bu, kılıçlarınızdan daha ziyade size siper olur.” Rabiatü’l-Adeviyye (ks) annemiz buyurmuşlardır ki: “Bizim tevbelerimiz bir başka tevbeye muhtaçtır.” Kurtubî’den naklonulur ki: “Tevbe-i nasuh hakkında 23 görüş vardır. Onların en güzeli, Ebu’l-Leys’in İbn Abbas (ra)’tan rivâyet ettiği şu görüştür: “Tevbe-i nasuh; (1) kalb ile pişmanlık, (2) lisan ile istiğfar ve (3) günaha bir daha dönmeme azmini gönülde saklamaktır.” Süfyan b. Uyeyne (ks)’ye, ‘Tevbe-i nasuhun ala meti nedir?” diye sordular. Dört şeydir buyurdu: 1- Dünyalığın azlığı, 157

