Sayfa metni
İstiâze ve Besmele Hakkında / 51 “Ey ehl-i kitap! Size, kitaptan gizlediğiniz çok şeyleri beyân eden ve çok şeyleri affeden Rasulü- müz gelmiştir. Size Allah’tan bir nur ve her şeyi açıklayan bir Kitap gelmiştir. Allah onunla rızâsının peşine düşenleri selâm yollarına ulaştırır ve izniyle karanlıklardan çıkarır, nura kavuşturur. Ve onları sı- rât-ı müstakime hidâyet eder.” (Mâide sûresi, 15-16) Sırât-ı müstakim, dîn-i kayyimdir, İslâmdır. Yine Kur’ân’ın delâletiyle Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in üzerinde bulunduğu ahlâktır. Cenâb-ı Hak O’nun hakkında: “Muhakkak ki Sen çok yüksek bir ahlâk üzere sin.” (Kalem Sûresi, 4) buyurmuştur. Keza sırât-ı müstakim Allah’ın ve Rasulünün yolu dur. Nitekim: Ü ı^JJl JJl il^j ^0»^■ULwmw4 .■^^ ı^! t$?^ ^! 5 ^or^'Çl j..^ 4Jl ^l S/l j/’j'lll ^ Ij> j cıl^Jl ^ ta “Muhakkak ki sen sırât-ı müstakimi, Allah’ın yolunu gösteriyorsun. O Allah ki semâlardakiler ve arzdakiler hep onundur. Biliniz ki bütün işler dönüp dolaşıp nihayet Allah’a varacaktır.” (şûrâ sû resi, 52-53) Bu yola basiret üzere dâvet olunmuştur. Basiret üzere de ittibâ lâzımdır.

