Sayfa metni
Istiâze ve Besmele Hakkında / 39 “(İbrahim), gece onu örttüğü vakit bir yıldız gördü de: ‘İşte bu benim Rabbim!’ dedi.” (En am sû resi, 76) Saâdet sabahı gelip nefis dağının arkasından ve kalb maşrığından rûhânî İslâm olmaklık güneşi üzerine doğan kimse, 4 ¿r» J J* j^ “İşte o, Rabbinden bir nur üzerinedir.” (Zümer Sûresi, 22) ve din gününü yakî- nen görür, apaçık müşâhede eder. Sabah akşam virdi i ¿üı ^ij O ‘Biz ve mülk, Allah’ın mülküyüz.’dür. Bir müddet ayne’l-yakîn, bir müddet sonra hakka’l- yakîn: “Mülk ve hükümranlık ancak Allah’ındır. Ve Din Günü’nün Mâlikinden başka mâlik yoktur!” der. Müşâ hede gündüzü gelip ‘Mâlik’i açıkça görünce de: “İbâdet ve ubûdiyetimiz ancak Sana’dır! Ancak Sana kulluk ederiz! Ancak Sen’den yardım dileriz!” der. ¿¡jjı pl ¿uû âyet-i- celîlesinin letâifindendir ki; dün yanın âriyet meliklerinden birisi eyyâm-ı devletinde bir gadap edecek olsa dünyanın harap ve binlerce insanın ölmesine sebep olur. Sultanlar Sultanının gadabının ne olacağını düşünmek lâzımdır ki, Sûre-i Meryem’de: (ıı)ljjj ¿r^j^ 1^ ûl ^')ldi Jl~>!l j^ j

