Sayfa metni
95 Kıbrıs Zaferi’nin ardından Müslümanlar İstanbul’un fethi için hazırlıklara başladılar. Deniz hikâyemiz bitmedi daha Hz. İlyas ve Hızır’ın âb-ı hayâtı içip ölümsüzlüğe kavuş- tukları; Hz. İlyâs’ın karada, Hızır’ın ise denizde dolaşıp dara düşenlere yardımcı oldukları anlatılmaktadır. Derûnî anlamıyla deniz: Şerîat deniz, tarîkat gemi, hakîkat ise denizin içindeki inci mercandır. Ma’rifet ise şerîat denizinde tarîkat gemisiyle hakîkat deryâsına ulaşıp oradaki inci mercanı çıkartmaktır. Denize girmekten çekinen inci mercanı toplayamaz. “Bir şeyi, elde edebileceğin yerde ara. İnci arıyorsan, de- nizin derinliklerinde ara, yoksa sığ kıyılarda köpükten başka bir şey bulamazsın.” Mevlânâ (ks) Gönül bir bahr-ı ummândır ana hadd ü pâyân olmaz Derûnu dürr ü cevherdir ki pinhândır ayân olmaz Osman Hulûsî (Gönül sonsuz, uçsuz bucaksız bir okyanustur. İçi türlü mücevherlerle dolu gizli bir hazînedir. Bu bir sırdır, açık- lanamaz.)

